Can bogazdan gitmelimi?

Can bogazdan gitmelimi?

Can Boğazdan Gitmeli mi? “Can boğazdan gelir” demiş atalarımız. Ne de güzel demişler aslında. Toplum olarak yemek yemeği seven insanlarız biz. Türk mutfağı diye bir kültür oluşmuş dünyaca tanınan, bilinen. Bu mutfak oluşurken de yine dünyaca ünlü aşçılar, gurmeler yetiştirmişiz.Bu yemek bilir kişilerin bir kısmı sağlıkla yemeği ilintilendirirken, bir diğer kısmı atalarımızı örnek alıp canın boğazdan gelişini sevip, gidişine tanıklık etmeyi görev bilmişlerdir.”Sağlık için sağlıklı beslenmek mi, sağlığı önemsemeden canının istediğini yemek mi?” diye bir konu açıp çeşitli mecralarda Türk halkına sorsak, büyük bir çoğunluğun canının istediğini yapıp yemeğe hatta yapamıyorsa acilen bir yapan bulup yaptırmaya, bu uğurda para harcamaya çoktan meyilli olduğuna şahit oluruz kuşkusuz.

Millet olarak yemek yemeği seviyoruz biz.Yemek yemek bir zorunluluk değil, bir keyif, bir kültür, bir yaşam hali neredeyse hepimiz için. Ama Avrupalı böyle demiyor tabi. Onlar sağlıklı beslenmeden yana genellikle. Sağlıklı kalmak onlar için önemli bizim için olmadığı kadar. Ancak aynı Avrupalının oluşturduğu bir tezat var. Bir yandan sağlıklı beslenme ahkamları keserken, bir yandan da Türk mutfağına, Türk yemeklerine, Türk aşçılarına olan had safhadaki hayranlıklarını açıkça sergilemekten çekinmiyorlar. Elbette ki sağlıklı beslenmek insan ömrünü uzatır, yaşadığı sürece kaliteli yaşlanmasına katkıda bulunur. Bunun aksini zaten kimse iddia edemez.

Ancak galiba Türk insanına bunu anlatmak ve bu bilincin yerleşmesini sağlamak oldukça zor. Büyük şehirlerde alternatif yemek mekanlarının çokluğu ve sanırım biraz da sosyal çevremizdekilerle her konuda içinde bulunduğumuz yarıştan yemek konusunda da geri kalmamak adına bir nebze olsun sağlıklı beslenildiğini söylemek mümkün. Ama Anadolu ve kırsal bölgeler için bu imkansız. Çünkü oradaki insanlar tereyağı bağımlısı, kaymak tutkunu, köy ekmeği müptelası. Kolesterol de umurlarında değil, hiper tansiyon da, şeker hastalığı da… Ama avantajlı oldukları bir konu var ki şehirde yaşayanlara göre çok daha doğalını organiğini bulabiliyorlar herşeyin. Belki de bu şekilde dengeliyorlardır diğer yiyecek bağımlılıklarıyla elde ettikleri olumsuzlukları.

Mesela bir Güneydoğulu ne yerse yesin, o yediği şey her ne kadar sağlıklı olursa olsun, hangi uzmanlar anlatırsa anlatsın ona bu şekilde sağlıklı ve dengeli beslenmesi gerektiğini; o asla ne acısından vazgeçer, ne içli köftesinden, ne de o en yağlı en baharatlı ama en lezzetli yemeklerinden. Bir de övünür ki yöresinin yemekleriyle o övünürken değmeyin gitsin keyfine. Yemek yemeği sevdiğimiz kadar yedirmeyi de seven bir milletiz biz aslında. Misafirperverliğimiz gereği geleni asla yedirip içirmeden yollamaz, edebildiğimiz bütün ısrarı ederiz karşımızdakinin “tokum” nidalarına aldırmadan. Işte böyle misafirperver olduğumuz anlarda ne sağlık umurumuzdadr, ne sağlıklı beslenme. Varsın sağlıksız olalım ama yine de evimize gelen misafiri yemek yedirmeden yollamayalım. Tok olsa bile…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
2017-03-16 20:39:59
2017-03-16 20:39:36
hafta hafta gebelik Mezoterapi Ankara
didim escort bodrum escort